Giriş

Gözlerini araladığında tek odalı bir evde olduğunu anladı. Sobanın yanında duran mum ışığı odayı aydınlatıyordu. Soğuktan kaskatı kesilmiş bedenini hareket etmeye çalıştığında dayanılmaz bir acıyla duraksadı. Elleri ve ayakları uyuşmuştu. Bir süre daha olduğu yerden odanın içini meraklı gözlerle inceledi. Odanın ortasında duran masanın üstünde iki bardak bir tabak duruyordu. Buraya nasıl geldiğiyle alakalı ipuçları bulmaya çalışıyordu. Dışarıda rüzgar şiddetini arttırmış kapıyı zorluyordu. Güçlükle yatağından doğrulup bir süre bekledi. Sobanın yanında duran odunlara baktı. Cebinde çakmağını bulduğunda yüzünde bir tebessüm belirdi. Ayağa kalkıp duvara yaslandı. Bedeni kaskatı kesilmişti. Ağır adımlarla sobaya yaklaştı. Yerde duran odunları sobaya doldurdup dikkatlice tutuşturdu. Bir süre sobanın yanında odunların yanmasını seyretti. Dışarıya doğru baktığında hiçbir şey göremiyordu. Fırtınanın şiddeti daha da artmıştı. Burada ne işi vardı? Kim getirmişti? Kafasında ki sorunların cevabını bulmaya çalışıyordu. Telefonu yoktu. Üzerinde kendine ait olmayan kıyafetler vardı. Masanın yanında duran sandalyeye oturdu. Soba etkisini göstermeye başlamış yanan odunların sesi biraz olsun rahatlamasını sağlamıştı. Daha önce böyle bir yere gelmemişti. Sabahı beklemekten başka çaresi olmadığını düşündü…

Reklam

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s