Vergisel Açıdan Sat-Geri Kirala İşlemlerinin Değerlendirilmesi (E-Yaklaşım)

E-Yaklaşım / Ocak 2017 / Sayı: 289

I- GİRİŞ

Uluslararası uygulamada önemli bir yeri olan “sat-geri kirala “ yöntemi ülkemizde de uygulanabilirlik alanının genişlemesiyle önemli bir hale gelmiştir. İşletmelerin nakit ihtiyaçlarını karşılaması ve bilançoda yer alan taşınır ve taşınmaz malların gerçek değerinin yansıtılması açısından başvurulan yöntemlerden biri olmuştur.6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktöring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 18/1.maddesinde finansal kiralama sözleşmesi tanımı yapılmış ve sat-geri kirala sözleşmeleri de finansal kiralama kapsamına alınmıştır. Söz konusu kanuna müteakip vergi kanunlarında da düzenlemeler yapılmıştır. Bu makalemizde “sat-geri kirala” işlemlerinin 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ve 488 Damga Vergisi Kanunlarında yer alan istisna düzenlemeleri hakkında açıklamalar da bulunulacaktır.

II- 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU AÇISINDAN

Sat-geri kirala işlemlerine ilişkin 5520 sayılı Kanun’un 5/1-e maddesinde yer alan parantez içi hükmü 09.08.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6728 sayılı Kanun’un 56.maddesiyle kaldırılmıştır olup, 5520 sayılı Kanun’un 5/1-e maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(21.11.2012 tarih ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında geri kiralama amacıyla ve sözleşme sonunda geri alınması şartıyla, kurumlar tarafından finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarına veya 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında kira sertifikası ihracı amacıyla varlık kiralama şirketlerine devredilen taşınmazların kiracı ya da kaynak kuruluş tarafından üçüncü kişilere satışında, aktifte bulundurma sürelerinin hesabında, bu taşınmazların finansal kiralama şirketi, katılım bankaları, kalkınma ve yatırım bankaları ile varlık kiralama şirketinin aktifinde bulunduğu süreler de dikkate alınır.)”

Bu yeni düzenlemeyle birlikte taşınmazların kiracı ya da kaynak kuruluş tarafından üçüncü kişilere satışında, en az iki tam yıl aktifte bulundurma süresinin hesabı değiştirilmiş, bu taşınmazların finansal kiralama şirketi, katılım bankaları, kalkınma ve yatırım bankaları ile varlık kiralama şirketinin aktifinde bulunduğu sürelerin de dikkate alınması sağlanmıştır.

Taşınmazların finansal kiralama şirketlerine ve varlık kiralama ile finansal kiralama şirketlerince taşınmazın devralındığı kuruma satışından doğan kazançların % 100 istisna olarak uygulanacağına ilişkin eski hüküm yerine de 5520 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasına (j) bendi eklenmiştir. Buna göre ilgili maddenin (j) bendinde; “Her türlü taşınır ve taşınmaz malların 6361 sayılı Kanun kapsamında geri kiralama amacıyla ve sözleşme sonunda geri alınması şartıyla, kurumlar tarafından finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarına satışından doğan kazançlar ve bu kurumlarca söz konusu varlıkların devralındığı kuruma kira süresi sonunda devrinden doğan kazançlar. İstisnadan yararlanan satış kazancı, kiracı tarafından pasifte özel bir fon hesabında tutulur ve özel fon hesabında tutulan bu tutar sadece kiracı tarafından bu varlıklar için ayrılacak amortismanların (bu varlıkların kiralayan kurumlara devrinden önce kiracıdaki net bilanço aktif değerine isabet eden amortismanlar hariç) itfasında kullanılır. İstisna edilen kazançtan herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılan kısım için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır. Kurumların tasfiyesi (bu Kanun’a göre yapılan devir ve bölünmeler hariç) hâlinde de bu hüküm uygulanır. Söz konusu varlıkların, kiracı tarafından veya kiralayan kurumlar tarafından finansal kiralama yöntemi dâhil olmak üzere (6361 sayılı Kanun’da yer alan sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilememesi hâlleri hariç), üçüncü kişi ve kurumlara satılması durumunda, kiralayan kurumlara devrinden önce bu varlıkların kiracıdaki net bilanço aktif değeri ile bu varlıklar için anılan kurumların kazancının tespitinde dikkate alınan toplam amortisman tutarı dikkate alınarak, satışı gerçekleştiren kurum nezdinde vergilendirme yapılır. Sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilememesi nedeniyle sat-kirala-geri al işleminin tekemmül etmemesi hâlinde, istisna nedeniyle kiracı adına zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur.” şeklinde hüküm bulunmaktadır.

6728 sayılı Kanun’un 56. maddesiyle eklenen j bendine göre kurumun sadece taşınmaz değil taşınır malların da bu istisnadan yararlanabileceğini belirtmiştir. Bu malların 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında geri kiralamak amacıyla ve sözleşme sonunda geri almak şartıyla yapılan satıştan doğan kazançlarının pasifte özel bir fonda tutulması ve bu tutarın sadece kiracı tarafından bu varlıklar için ayrılacak amortismanların itfasında kullanılması şartıyla istisna edilmiştir. Bu varlıkların kiralayan kurumlara devrinden önce kiracıdaki net bilanço aktif değerine isabet eden amortismanlar bu fondan mahsup edilmeyip, giderleştirilecektir. Sat-geri kirala işlemi gerçekleştikten sonra alınan taşınır ve taşınmazların üçüncü kişilere satışında da finansal kiralama şirketine satışından önceki net bilanço değeri üzerinden kazanç hesaplanacaktır. Bir diğer ifadeyle üçüncü kişilere satım işlemi sonunda varlığın yeni oluşan değeri üzerinden değil finansal kiralama şirketine devirden önceki tutarlar göz önünde bulundurulacaktır.

III- 3065 SAYILI KATMA DEĞER VERGİ KANUNU AÇISINDAN

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17/4-y maddesi uyarınca finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile katılım ve yatırım bankalarınca bizzat kiracıdan satın alınıp geriye kiralanan her türlü taşınır ve taşınmazlara uygulanmak üzere kiralamaya konu kıymetin mülkiyetinin sözleşme süresi sonunda kiracıya devredilecek olmak koşulu ile kiralamaya konu taşınır ve taşınmazın kiralayana satılması, satan kişilere kiralanması ve devri KDV’den istisna edilmiştir. Bu istisna kapsamında taşınır ve taşınmaz malların satışının yapıldığı tarihe kadar indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisi, devrin yapıldığı hesap dönemine ilişkin gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir.

6728 sayılı Kanun’un 43.maddesiyle birlikte 3065 sayılı Kanun’un 17/4-y maddesi değiştirilmiş, istisna kapsamına taşınmazlara ilave olarak taşınırlarda dahil edilip bu satışların yapıldığı döneme kadar indirilemeyen katma değer vergisi devrin yapıldığı hesap dönemine ilişkin gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınması sağlanmıştır. Yine 6728 sayılı Kanunla 3065 sayılı Kanun’un 17/4-r maddesine “Bu fıkranın (u) bendi kapsamında varlık kiralama şirketlerine ve (y) bendi kapsamında finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarına devredilen taşınmaz ve iştirak hisselerinin, kaynak kuruluş ve kiracı tarafından üçüncü kişilere satışına ilişkin en az iki tam yıl aktifte bulundurma süresinin hesabında, bu taşınmaz ve iştirak hisselerinin varlık kiralama şirketleri, finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının aktifinde bulunduğu süreler de dikkate alınır.” şeklinde paragraf eklenmiştir.

IV- 488 DAMGA VERGİSİ KANUNU AÇISINDAN

6361 sayılı Kanun’un 37. maddesine göre, “Finansal kiralama sözleşmeleri ve bu sözleşmelerin devrine ve tadiline ilişkin kâğıtlar ile bunların teminatı amacıyla düzenlenen kâğıtlar damga vergisinden, bu kâğıtlarla ilgili yapılacak işlemler harçtan müstesnadır.” Bu maddeye göre 6361 sayılı Kanun kapsamında düzenlenen sat-geri kirala hükümlerini içeren finansal kiralama sözleşmeleri damga vergisinden istisna edilmiştir.

V- SONUÇ

Sat-geri kirala işlemlerinin Kurumlar Vergisi ve KDV’den istisna edilmesinin sadece taşınmazlara değil taşınırlara da uygulanması ve her türlü taşınır ve taşınmaz malların iktisabında yüklenilen ve devrin yapıldığı döneme kadar indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin gider olarak dikkate alınmasıyla işletmelerin finans temini konusunda bu işlemlere başvurularının artacağı kanaatindeyiz.

_____________

*  SMMM, Denetçi

** SMMM Stajyeri

Yazarlar : ‘CEM ŞAHİN’ ‘KÜBRA AKBOLAT’

Reklam

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s