TAHAMMÜLSÜZLÜK

Yoğun geçen haftanın ardından tekrar yazma fırsatı bulduğum için mutluyum. Kulağıma Kıraç’ın o hepimizin duyduğu şarkısı geliyor. “Hayat akıp giderken avuçlarımdan eğilip yerden toplayamıyorum parçalarımı ve her şey için çok geç demek için belki de çok geç…(Oysa Bir Umuttu) “ şarkıyı dinledikçe üzülüyorum.

Ne kadar yalnızlaştık değil mi! Hayatımızı kolaylaştıran, birbirimize ulaşma imkânımızın kolay olduğu bu zamanlarda neden kendimizi yalnız hissediyoruz. Günümüzde birbirimize olan tahammülsüzlüklerimizden olduğunu düşünüyorum. Bu duyguyu gelişen teknoloji aşılıyor bize. Sanal arkadaşlıklar gerçek arkadaşlıkların değerini azaltmıyor mu sizce. Babamın memuriyetinde dolayı birçok yer görme imkânım oldu. Gittiğimiz yerler teknoloji anlamında yoksun yerlerdi. Ama daha değerli bir şey vardı. Güvenebileceğin insanlar hep vardı oralarda, zor günlerinde yanında olan seni yalnız hissettirmeyen insanlar.  Bilirlerde ki birbirimize muhtacız. Şimdi her şeyin bir alternatifi var eşyanın, arkadaşın, sevgilinin hoşuna gitmediyse değiştirirsin. Yenisini bulmak çok zor olmasa gerek ama alternatifi olan şeylerin değeri azalıyor, tahammül etmek için yormuyoruz kendimizi. Gerçek ilişkiler fedakarlıkla olur bunu şimdinin çağı kabul etmiyor ne yazık ki. Fedakarlık sonunda maddi bir çıkar varsa katlanılıyor. Ne kadar üzücü hâlbuki ne kadar özledik değil mi birlikte vakit geçirmeyi, dertlerin sadece benim derdim değil bizim derdimiz olduğunu bilmeyi. Oysa bir umuttu hep gönlü besleyen dayan yüreğim diyen ……  Sözleri pek uymasada bu şarkı gerçek dostlara gelsin o zaman kaybetmeyelim onları 🙂

i106162663_82305_7-9867

Reklam

Kafayı Yedik

60968_10151302466194100_1693368833_n

Birçoğunuz bu soğuk günlerde sıcacık evinizde keyif yaparken bizde Uludağ’da keyifteydik. Düşündüğünüz gibi değil kayak yapıp,otele gitmedik.

Daha öncesine gelirsek geçen hafta kararlaştırıp 2 gün için Uludağ’a çıkmaya karar verdik.Sabah kahvaltımızı yaptıktan sonra bizi bekleyen araçlarla Uludağ’a doğru yolculuğumuz başladı.Ekibimiz 26 kişiydi.İzmir,Muğla’dan gelen kişilerde vardı.Araçlar döndüğümüzde buluşma noktamız olarak belirlediğimiz yerde bizi bıraktı bundan sonra 6 saatlik yol yürüyecektik.Evet 6 saat 🙂 Çantamızda  çadırlarımız, 2 günlük yiyeceğimiz ve ihtiyacımız olacağını düşündüğümüz eşyalar vardı.(Böyle bir yolculuğa çıkacaksanız eğer unuttuğunuz şeylerin acısı büyük oluyor.)Yolculuğumuz başlarında araç yollarında ilerledik.Kamp yapacağımız yere yaklaştıkça arazi şartları zorlamaya başlamıştı.Hedefimiz kilimli gölüne ulaşmaktı.Yürüyüşümüz sırasında 5 kere mola vermek zorunda kaldık grubun dağılmaması önemliydi. Kamp yerine uzun yürüyüşten sonra ulaşıp hemen çadırları kurmaya başladık.Havanın kararmasına az kalmıştı ve çadırları kuramazsak bu hiç iyi olmayacaktı.Birbirimize yardımlarla çadırları kurduk. Akşam yemeğinin ardından çadırlarımıza yerleştik.Yan çadırda evli çiftler şaraplarını açıp keyif yapmaya başlamışlardı bile.Biraz sohbetin ardından yorgunluğun verdiği etkiyle uyuduk.Gece çıkan rüzgar hepimizi uyandırmıştı.Çadırı etkilemeye başlamış ve bizi epey rahatsız etmişti. İkinci gün uykulu şekilde çadırlarımızı toplayıp zirveye doğru yürüyüşümüz başladı. Hedeflediğimiz yerleri gördükten sonra araçlarla tekrar şehir merkezine geldik.Bunları bu zamanda neden mi yaptık? Galiba kafayı yedik 🙂 478335_10151302465924100_1297579192_o

45044_10151302465184100_1421297867_n

İlk Gün

Kış ayı olmasına rağmen dışarıda güzel bir hava var ve bana yeni yerler görme hevesi veriyor. Geçen sene her hafta gideceğim yeri belirler pazar 7’de kalkar çantamı alıp planımı yaptığım yere doğru yolculuğa çıkardım. Erkenden kalkıp gitmem eleştiri konusu oluyordu. “Sadece hafta sonun var onu da dinlenerek geçiremiyorsun” denilirdi çoğu zaman.2014 Nisan ilk hafta cuma gününden planımı yaptım gideceğim yer evime 80 Km uzaklıktaki Kocayayla. Ön araştırmalar sonucu buranın görülmesi gereken bir yer olduğu kanısına vardım. Araçla yaklaşık 2 saat sürüyordu.

Hazırlıklarımı tamamlayıp kardeşimle evden çıktık. Arabada titizlikle seçilen uzun yol şarkılarını dinlemeye başlamıştım bile. Hafta içi yoğun olan bu yolların bomboş olması insana zombi filmlerinde boşalan sokakları anımsatıyordu. Kardeşim yan koltukta uyuyakalmış ben şarkılara dalmış halde yolculuğa devam ediyorduk. Hesapladığım süre sonunda görmeyi merakla beklediğim yaylaya gelmiştik. Muhteşem bir yerdi. Ormanlık alanın ortasında görülmeye değer bir yayla. Bundan sonraki bölümü anlatmaya resimlerin daha etkili olacağını düşünüyorum kocayayla1kocayayla-1